Nihan Tanışer

Isim : Nihan Tanışer
Doğum Tarihi: 24.03.1982
Şehir : Kırklareli, ama neredensin diye sorulunca Lüleburgaz deriz biz. il olcaz bigün inşallah :o )
Mezun Olduğu Lise : Lüleburgaz Anadolu Lisesi
İlgi Alanları : Bir hikayenin anlatılabildiği her form: Film, kitap, müzikal, dans.. Farklı kültürler, puzzle yapmak/çözmek, tatlı şeyler pişirmek, yoga, yüzmek.
Sahne Geçmişi : 2001’den bu yana Company ve ÇDT’de, Sahne Amirliği, Sahne Amiri Yardımcılığı, Dekor, Prop, Ses gibi her türlü ameleliği yaptım, ışık hariç. En zayıf yönüm ışıktır, benden ışık istemeyin de ne isterseniz isteyin :P (en prestijli kadro da hep ışıkçılardır, bunu okuyan teknik ekip adayı varsa not alsın)
En sevdiği sahne oyuncağı ve sahne tipi: Gaffa tape. Oyuncak sayılır mi bilmem ama hayranıyım. Herseyi bantlayabiliriz gaffa ile. Bu alanda bi de scotch tape var ama o daha çok kırtasiye fetişime hitap ediyor. Bi de gönüllerin sultanı Gerber (artiz multitool) var.
Sahne tipi olarak da Arena stage’i seviyorum, cok dürüst, her yanı açık, ama çalışması zor tabi. O yüzden Proscenium güzeldir.
En sevdiği çalışma kategorisi: Her işin takip edildiği ama aslında hiç işin yapılmadığı Sahne Amirliğini en çok severim :o ) Olmassa bana dekor yaptırın.
Company ‘e katıldığı dönem : 2000-2001. Çıtır bir hazırlık iken.
Company deki gorev ve sorumlulukları : 2000-2001 Sahne Amiri Yardımcısı
2001-2002 YK üyesi ve Sahne Amiri
2002-2003 O sene ÇDT kaptı beni ve başkan oldum, Dans Günleri’nde kaybolunca Company’ye ekstra oldum. 2004, 2005, böyle gitti. Genel olarak Teknik Ekip elemanı diyelim. Hep sahneye çıkmak istedim ama beni keşfeden bi yönetmen bulamadım :P
En sevdiği Müzikaller: Son zamanda Bollywood “müzikallerine” takmış olsam da (evet Bollywood filmlerinin de teknik olarak ozünde müzikal oldugunun ateşli savunucusuyum – oldukca liberal bir yaklaşım), en sevdiğim bikaçı Cats, Jesus Christ Superstar, Hair, Aida, Jekyll&Hyde.. Off çok var şimdi düşününce.. Yazmıym daha.
En sevdiği Şarkılar : Let the Sunshine in (Hair), Elaborate Lives (Aida), Belle (Notre Dame de Paris), Don’t (Martin Guerre), Last Night of the World (Miss Saigon), At the End of the Day (Les Mis).. Bunlar da çok, yaz yaz bitmez.
Company ile ilgili Görüşleri : Bana üniversite hayatım boyunca en güzel anılarımı ve en güzel arkadaşlarımı veren, bölümden çok yuvam olan yer. Seneler sonra bile kopmak mümkün değil, zaten belki de en güzel yanı dino-boncuk-6. nesil-7.nesil filan diye yapay ayrımlara gitsek de aslında gayet cross-generation olmayı becerebilmiş olmamız…
Ayrıca niye kopacakmışım ki :o ) Kavgaları bile güzel Company’nin..
Eklemek İstedikleri : There is no business like show business. Cık. Yok valla.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>